Reklamlara haber arası verir hale gelen televizyon kanalları; neyi, ne kadar bilmemiz gerektiğine de karar verdiğinden, olan biten hakkında kıyıdan köşeden bilgi kırıntıları toplamaya çalışıyoruz. Ve şaşırmamayı öğreniyoruz hiçbir şeye. Süper mega güçler istediği noktayı, istediği üsleri kullanarak bombalayabilir. Bunu alenen “terör karşıtı bir harekat” olarak adlandırabilir ve iç savaşlara neden olduktan sonra bölgeden çekilme kararı alabilir. Çünkü petrol kokusu bağımlılığı tedaviye en dirençli çeşididir bağımlılıkların. İstemek lazım bırakmayı, ilaçla düzelmez.
Ortaoyunu çubuklarını hareket ettiren kişi de aynıdır, ekranda görünenler ise Hacivat-Karagöz ikilisi. “Çocuklar, dalaşırlar” mantığıyla beklenir uzun bir süre. Çocuklar birbirini parçalayana dek... Sonra “neler oluyor burada” diyerek sözde pansumana başlar, yaralayan eller. Roketatarın sesi uzaktan hoş gelmektedir ne de olsa ve biz hala şaşırmamaya devam etmekteyizdir. Çok uyarılan bölgelerde görülen his kaybı misali...
Yazıp çizme acizliğinde kalmanın iç sıkıntısıdır yaşadığımız. “Başka bir dünya mümkün” sloganını cebinde taşıyanlar yara sarmaktan kafalarını kaldıramaz haldedirler. Ateşkesin devam etmeyeceği söylentileri yayılırken, memleketin askerlerinin “Barış Gücü”ne(!) katılma mevzusu gündemin ilk maddesidir. Canlar üzerine pazarlıklar yapılır bir güzel. Bir türlü anlaşamayan takım elbiseli adamların hiçbirinin yakını gitmeyecektir nasılsa. Jeopolitik ehemmiyeti yüksek olan ülkemizin, etrafta olup bitenlere nasıl bakması gerektiği “dışarıdan” kulağına fısıldanır. Savaşarak “barışı koruma” sahneleri, önceki vukuatlarda en çok izlenen film olmuştur çünkü. Aynı izleyici kitlesi, aynı sahneleri görme merakındadır, şimdi Lübnan’da.
Şifalı bilgi niyetine akılda kalması gereken rakamlardan bahsediyordu geçenlerde “Kırmızı Hat” programı. O anda kaç kişinin TRT 2 izlediğini düşünürken, soğuk duş etkisi yapan cümleler sıralandı. Her iki yetişkinden birinin obez olduğu rüyalar ülkesinde, zayıflamak için harcanan para yıllık 30 milyar dolarmış. Tüm dünyada aşısız çocuk kalmaması için gereken miktarın iki katından fazla... E tabi savaşıyorlar, acıkıyorlar.
O yüzden pişmek bilmez bir çorba kaynıyor Ortadoğu’da. Hazır dünya barış günü yeni geçmişken, komşuluk niyetine kokusundan bir parça savaş almaz mıydınız?
01.09.06